El Nino etkisiyle artan küresel sıcaklıklar, Türkiye’de de sağlık riskleri oluşturuyor. Uzmanlar, kalp, diyabet ve böbrek hastaları başta olmak üzere risk grupları için uyarılarda bulundu.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cavit Işık Yavuz, El Nino’nun küresel sıcaklıkları artırmasıyla birlikte aşırı sıcakların sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Avrupa’da görülen sıcak hava dalgaları ve alınan önlemler bağlamında Yavuz, Türkiye’de de sıcaklık artışı beklendiğini belirtti.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarını hatırlatan Prof. Dr. Yavuz, artan sıcaklıkların yanı sıra nem oranındaki yükselişin de sağlık için kritik riskler taşıdığını vurguladı. Bu ikilinin, vücudun çevresel koşullara uyumunu zorlayarak ‘ısı stresi’ sürecini başlattığını ifade etti.
Isı stresi, hafif belirtilerden hayati tehlike oluşturan sıcak çarpmasına kadar geniş bir yelpazede sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Vücudun terleme yoluyla ısı dengesini koruma çabası, su ve mineral kaybına neden oluyor. Prof. Dr. Yavuz, bacak ve kol kramplarının, vücudun sıcaklıktan etkilenmeye başladığının erken bir işareti olduğunu belirtti.
Aşırı sıcakların yol açabileceği sağlık sorunları arasında güneş yanıkları, isilik ve şişlikler bulunuyor. Sıcak çarpması ise koma gibi ciddi tablolara neden olabiliyor. Bu belirtiler, özellikle hassas gruplar için acil tıbbi müdahale gerektirebiliyor.
Yeterli sıvı alımının önemine değinen Prof. Dr. Yavuz, sağlıklı bireylerin sıcak hava dalgalarında günlük 2,5-3 litre su tüketmesi gerektiğini söyledi. Dünya Sağlık Örgütü’nün her saat başı bir bardak su içme önerisini hatırlatan Yavuz, kafeinli, şekerli ve alkollü içeceklerden uzak durulması gerektiğini, zira bu tür içeceklerin sıvı kaybını artırabileceğini belirtti.
Sıcak hava dalgaları, acil servis başvurularında artışa neden olabiliyor. Sıcak bitkinliği, kişinin yerinden kalkamayacak hale gelmesiyle kendini gösteriyor ve bu durum tablonun ilerlediğini işaret ediyor. Kalp, diyabet ve böbrek hastaları, artan sıcaklıklardan daha hızlı etkilenerek acil servis başvurularında artışa yol açabiliyor.
Doğrudan sıcak çarpması, vücudun ısı düzenleme mekanizmalarının bozulmasıyla komaya kadar gidebilen hayati tehlike taşıyan bir durumdur. Bu noktada vücudun ısı dengesi tamamen çöküyor ve acil müdahale şart oluyor.
Sıcak hava dalgaları aynı zamanda hava kalitesini de düşürerek solunum yolu şikayetlerini artırabiliyor. Bu durum, solunum yolu hastalığı bulunanların sağlık kuruluşlarına başvurmasına neden olabiliyor.
Vücudun sıcaklığa uyum kapasitesi yaşa ve sağlık durumuna göre değişiklik gösteriyor. 65 yaş üstü bireyler, çocuklar ve gebeler sıcaklıktan daha fazla etkilenebiliyor. Kronik böbrek, karaciğer ve kalp hastaları da aşırı sıcakların olumsuz etkilerine karşı daha savunmasız kalıyor.
Vatandaşların bireysel önlemler alması gerektiğini belirten Prof. Dr. Yavuz, güneşin en etkili olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması uyarısında bulundu. Bulunulan ortamların serin tutulması gerektiğini, ev ve iş yerlerinde ideal oda sıcaklığının 20-25 derece aralığında olması gerektiğini ifade etti.
El Nino etkisiyle Türkiye’de de yaşanabilecek sıcaklık artışlarına karşı Prof. Dr. Yavuz, çocukların, yaşlıların ve evcil hayvanların, klima açık olsa dahi araç içerisinde kesinlikle yalnız bırakılmaması gerektiğini belirtti. Dışarıdaki sıcaklıklar 27 derece iken araç içi sıcaklığının hızla çok daha yüksek seviyelere ulaşabildiğini vurguladı.
Sıcak çarpmasına işaret edebilecek bitkinlik, halsizlik, bulantı, kusma ve baş ağrısı gibi belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini söyledi. Bilinç bulanıklığı, bayılma veya nöbet gibi durumlarda ise vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini sözlerine ekledi.
Yorum Yap