Prof Dr Sait Karakurt, KOAH’ın akciğeri tahrip ettiğini ve zatürre riskini artırdığını belirtti. Vakaların %85’i sigara kaynaklı. Risk grubundakiler dikkat!
Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi uzmanlarından Prof. Dr. Sait Karakurt, dünya genelinde can kayıplarına yol açan hastalıklar arasında dördüncü sırada yer alan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) ve buna bağlı zatürre riskine karşı önemli uyarılarda bulundu.
Karakurt, KOAH vakalarının yüzde 85’inin sigara kullanımından kaynaklandığını belirterek, hastalığın önlenebilir olduğuna dikkat çekti. Özellikle 65 yaş üstü ve risk grubundaki bireylerin zatürre aşısı ve erken teşhis konusunda hassasiyet göstermesi gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Sait Karakurt, KOAH’ın toplumda yaklaşık yüzde 10 oranında görüldüğünü ve zararlı maddelerin akciğer dokusunu tahrip etmesiyle ortaya çıktığını belirtti. Sigara kullanımının en önemli neden olduğunu, vakaların yüzde 85’inin bu alışkanlıktan kaynaklandığını ifade etti. Hava kirliliği, iş yeri kimyasalları ve enfeksiyonların da KOAH’a yol açabilen diğer faktörler arasında yer aldığını söyledi.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre KOAH’ın ölümcül hastalıklar listesinde ilk 10’da dördüncü sırada bulunduğunu hatırlatan Karakurt, sigaranın bırakılmasıyla hastalığın tamamen ortadan kalkabileceğini dile getirdi.
KOAH’ın akciğer dokusunu tahrip ederek hastaları enfeksiyonlara açık hale getirdiğini belirten Karakurt, zatürre belirtileri arasında öksürük, balgam artışı, 38,5 derecenin üzerindeki ateş, artan nefes darlığı, titreme ve bilinç bozukluğu olabileceğini açıkladı. Bu belirtiler görüldüğünde hastaların erken doktora başvurmasının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Karakurt, bronşit ve zatürreyi ayırt etmek için belirtilerin doğru tespit edilmesi gerektiğini söyledi. Bronşitin hava yollarının iltihaplanması olduğunu, zatürrenin ise hava kesecikleri olan alveollerin iltihaplanması olduğunu açıkladı. Bronşitten ölüm oranının düşük olduğunu ancak zatürrenin yaklaşık yüzde 10 ölüm oranıyla tehlikeli seyrettiğini ve yaş ilerledikçe bu oranın arttığını belirtti.
Ateşin yüksekliği, bilinç bozukluğu, solunum sayısındaki artış ve morarma gibi belirtilerin zatürreyi düşündürebileceğini kaydeden Karakurt, bu durumlarda en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti.
Zatürrenin önlenebilir bir hastalık olduğunu ve aşısının bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Karakurt, risk grubunda bulunan 5 yaş altı çocuklar ve 65 yaş üstü bireylerin aşı olmasının önemini vurguladı. Felç, kas hastalıkları gibi durumlar ve kalabalık yaşam alanları, düşük sosyoekonomik düzey gibi faktörlerin zatürre riskini artırdığını belirtti. Bu faktörlerin düzeltilmesi ve aşı olunmasının zatürreden korunmada etkili yöntemler olduğunu sözlerine ekledi.
Yorum Yap