Pekin Üniversitesi’nde geliştirilen yapay zeka, 10 yıldır çözülemeyen bir cebir problemini 80 saatte çözerek matematik dünyasında dikkat çekti. Sistem, insan müdahalesi olmadan ispat üretti.
Pekin Üniversitesi’nde matematikçi Dong Bin liderliğindeki bir ekip tarafından geliştirilen yapay zeka sistemi, 2014 yılında ortaya atılan ve 10 yıldır çözülemeyen bir cebir problemini başarıyla tamamladı. Iowa Üniversitesi profesörü Dan Anderson tarafından gündeme getirilen problem, yapay zeka tarafından yaklaşık 80 saatlik bir çalışma sonucunda çözüldü. Anderson, 2022 yılında hayatını kaybetmişti.
Araştırmacılar, yapay zeka sisteminin onlarca yıllık matematiksel literatürü analiz ederek probleme bir çözüm bulduğunu ve elde ettiği sonucu bağımsız olarak doğruladığını belirtti. Henüz hakem değerlendirmesinden geçmemiş olan bu çalışma, arXiv platformunda yayımlandı.
Geliştirilen yapay zeka, değişmeli cebirdeki açık bir problemi “neredeyse hiçbir insan müdahalesi olmadan” çözerek ispatını otomatik olarak resmileştirdi. Sistemin “Rethlas” adlı akıl yürütme motoru, “Matlas” isimli teorem arama motorundan destek alarak çözüm stratejileri üretiyor. Ardından “Archon” adlı ikinci bir sistem, “LeanSearch” teknolojisiyle bu çözümü resmi bir ispat haline getiriyor.
Üretilen ispatlar, aynı zamanda bir programlama dili ve etkileşimli teorem ispatlayıcı olan Lean 4 üzerinde doğrulanıyor. Bu süreç, yüz binlerce matematiksel tanım ve teoremi içeren geniş bir kütüphaneye dayanıyor.
Yapay zekanın problemi yaklaşık 80 saatte çözmesi, matematiksel araştırmaların otomasyonu konusunda önemli bir adım olarak görülüyor. Bilim insanları, matematiksel ispatların yüksek doğruluk gerektirdiğini ve mevcut yapay zeka sistemlerinin hata yapma veya “halüsinasyon” üretme riski taşıdığını kabul ediyor. Ancak bu yaklaşımın, matematiksel araştırmaların önemli ölçüde otomatikleştirilebileceğini gösteren somut bir örnek sunduğu vurgulanıyor.
Araştırmaya göre, insan rehberliği ile bu süreç daha da hızlandırılabilecek. Yeni yaklaşımın, resmi ve gayri resmi akıl yürütme sistemlerini birleştirerek doğrulanabilir sonuçlar üretme potansiyeli taşıdığı belirtiliyor.
Yorum Yap