Küresel piyasalar, Orta Doğu gerilimleri ve ABD’deki enflasyon endişeleriyle yön arıyor. Yüksek petrol fiyatları ve Fed’in olası faiz artırımı beklentileri piyasalarda belirsizliği artırıyor.
Küresel piyasalar, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin ve ABD’de artan enflasyon endişelerinin etkisiyle haftaya yön arayışıyla başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyaretinde teknoloji sektöründe yeni yatırım beklentileri iştahı artırsa da, İran-ABD hattındaki belirsizlikler ve yüksek petrol fiyatları piyasalardaki toparlanmayı sınırladı.
ABD ve İran arasındaki çelişkili mesajlar, petrol fiyatları üzerinde dalgalanmalara neden oldu. Trump’ın, İran ile ateşkesin ‘yaşam desteğinde’ olduğunu belirtmesi, bölgedeki gerilimin kısa sürede çözülmeyeceği endişesini güçlendirdi. Yüksek seyreden petrol fiyatları, ABD’de enflasyonist baskıları artırdı. Tüketici enflasyonu yıllık yüzde 3,8’e yükselirken, üretici enflasyonu da beklentileri aşarak salgın sonrası dönemin en hızlı artışını kaydetti.
Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyona ikincil etkileri, taşımacılık sektöründe kendini göstermeye başladı. Bu gelişmeler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yıl sonuna doğru faiz artırımına gidebileceği ihtimalini artırdı. Piyasa beklentileri, daha önce öngörülen faiz indirimlerinden uzaklaşarak faiz artışı olasılığına yöneldi.
Güçlenen enflasyon endişeleri, ABD tahvil faizlerinde sert yükselişlere yol açtı. ABD 10 yıllık tahvil faizi, Mayıs 2025’ten bu yana en yüksek seviyesi olan yüzde 4,55’e ulaştı. Bu durum, yatırımcıların riskten kaçınma eğilimini artırdı.
Avrupa borsalarında negatif bir seyir gözlemlenirken, İngiltere’deki siyasi belirsizlikler tahvil piyasasına yansıdı. Sterlin/dolar paritesi düşüşünü sürdürdü. Almanya Merkez Bankası Başkanı Joachim Nagel, enerji maliyetlerinin enflasyonu tehdit etmesi durumunda Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz artırımına gidebileceğini belirtti.
Asya piyasalarında da geçen hafta satış ağırlıklı bir kapanış yaşandı. Çin’de enflasyon verileri, fiyat artışlarındaki hızlanma eğiliminin devam ettiğini gösterdi. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), Temmuz 2022’den bu yana en hızlı yükselişini kaydetti. Japonya’da artan enerji fiyatları ve zayıflayan yen, enflasyonist baskıları tetikledi.
Borsa İstanbul’da (BIST 100) haftalık bazda düşüş kaydedildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu’nda yaptığı açıklamalarda, enflasyonun 2026 sonunda yüzde 26, 2027 sonunda ise yüzde 15 olacağını tahmin ettiklerini belirtti. Enflasyonun orta vadede yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanması öngörülüyor.
Dolar/TL kuru haftayı hafif artışla tamamladı. Yurt içinde gelecek hafta açıklanacak tüketici güven endeksi, işsizlik oranı, konut fiyat endeksi ve dış ticaret dengesi gibi veriler yakından takip edilecek. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle salı günü Borsa İstanbul işlem görmeyecek.
Yorum Yap