lösev
Eda YÜKSEL
Köşe Yazarı
Eda YÜKSEL
 

Gufran

GUFRAN Dünya kendinden kaçıyordu, dehşetten ve yorgunluktan; gözünün önünde buruşan, terk edilmiş, karanlığa haps olmuş, kendine yabancılaşmış hissediyordu. Çirkin haline rağmen onu güzelleştiren, umutlandıran, oksijensiz haline nefes aldıran insanlar da vardı. Dünyanın güzel manzarasını görebilen o kadar safsata içinden sıyrılıp mesela; bir İfritin yapmadığını yapıp tabakasına koyduğu mumun ışığının ateşinde sım sıkı, kas katı nasırlı ellerini yüreği gibi yumuşatmaya çalışan insanlardan vardı. Dünyanın gördüğü küflü, nemli, kırık dişlerin, çürük umutların ötesinde bunlar beklentisiz iyiliklerdi. Dünya huzur bulmak için bu manzarayı izledi. O, Çaycuma’ya gönül vermiş, hevesli, gönül okşayıcı, yardımsever değerli bir insandır. Merhametinin yanında o insanların kaderleriyle de bağ kuruyor, savaş halinde olan tok gözler arasında çıplak kalmış bembeyaz yüzlü insanların duvarlarındaki rutubetini azaltmaya da çalışıyor. Haykıran boğuk insan seslerinden uzaktaydı, onun sesi. Onun sesi teşekkürler ve damla damla süzülen gözyaşının ardından insana dönüşür. Sizler, bugünün, dünün ve diğer önceki günlerin huzursuzluğunu atmak için bizlere bahçe kapısını açmış dünyayı kederden kurtarmak için “İnsanlıktı” onunkisi sözünü kendiniz için ne kadar söylettirdiniz? İnsan olmayı, hayatın kendisini, iradeyi ve gücünüzü başkaları içinde ne kadar kullandınız? Tavsiyelerim çoğaldı, sizlere tavsiyem; kederli dünyaya da nefes aldırın, “Kimseyi yorma kendi hayatının zorlukları yüzünden demeyin!” Neden mi? Ormanda gezen bir atlıdır, ölüm… Peşimizde olan silahını son ana kadar fark edemediğimiz. Bu değerli Çaycuma’ya gönül vermiş muradı güzel olsun, duyguları hep ileriye baksın, dünyanın özgürlüğünü yardımseverliğe bağlamıştır. Eleştirinin olumlusu da güzeldir. Peki, herkes dünyanın kendini düzeltmesini bekliyor, biz neyi bekliyoruz? Milyonlarca yıldızın gökyüzünden yeryüzüne inmesini mi? Benim de yanıtım olsun; kalplerimiz ebedi özgürlüğe akmasından başka bir şey değil beklediğimiz. Ben hep kendi çağımda özledim yine de seni. GUFRAN Ey fani ve fena olanlar, Demirler ve betonlar çöreklendi Gönlün arzına. Çoğuldu ölümler Her yerde ölüm var Bir günde binlerce Yaşamla aramızda Cam duvarlar gibi Savaşı olan bir dünyaya gufran olduk, Hasret içinde bırakmıştır Savaş bizleri Tek bir savaş ve iki tarafı yok.
Ekleme Tarihi: 16 Ağustos 2020 - Pazar

Gufran

GUFRAN

Dünya kendinden kaçıyordu, dehşetten ve yorgunluktan; gözünün önünde buruşan, terk edilmiş, karanlığa haps olmuş, kendine yabancılaşmış hissediyordu. Çirkin haline rağmen onu güzelleştiren, umutlandıran, oksijensiz haline nefes aldıran insanlar da vardı. Dünyanın güzel manzarasını görebilen o kadar safsata içinden sıyrılıp mesela; bir İfritin yapmadığını yapıp tabakasına koyduğu mumun ışığının ateşinde sım sıkı, kas katı nasırlı ellerini yüreği gibi yumuşatmaya çalışan insanlardan vardı. Dünyanın gördüğü küflü, nemli, kırık dişlerin, çürük umutların ötesinde bunlar beklentisiz iyiliklerdi. Dünya huzur bulmak için bu manzarayı izledi. O, Çaycuma’ya gönül vermiş, hevesli, gönül okşayıcı, yardımsever değerli bir insandır. Merhametinin yanında o insanların kaderleriyle de bağ kuruyor, savaş halinde olan tok gözler arasında çıplak kalmış bembeyaz yüzlü insanların duvarlarındaki rutubetini azaltmaya da çalışıyor. Haykıran boğuk insan seslerinden uzaktaydı, onun sesi. Onun sesi teşekkürler ve damla damla süzülen gözyaşının ardından insana dönüşür. Sizler, bugünün, dünün ve diğer önceki günlerin huzursuzluğunu atmak için bizlere bahçe kapısını açmış dünyayı kederden kurtarmak için “İnsanlıktı” onunkisi sözünü kendiniz için ne kadar söylettirdiniz? İnsan olmayı, hayatın kendisini, iradeyi ve gücünüzü başkaları içinde ne kadar kullandınız? Tavsiyelerim çoğaldı, sizlere tavsiyem; kederli dünyaya da nefes aldırın, “Kimseyi yorma kendi hayatının zorlukları yüzünden demeyin!” Neden mi? Ormanda gezen bir atlıdır, ölüm… Peşimizde olan silahını son ana kadar fark edemediğimiz. Bu değerli Çaycuma’ya gönül vermiş muradı güzel olsun, duyguları hep ileriye baksın, dünyanın özgürlüğünü yardımseverliğe bağlamıştır. Eleştirinin olumlusu da güzeldir. Peki, herkes dünyanın kendini düzeltmesini bekliyor, biz neyi bekliyoruz? Milyonlarca yıldızın gökyüzünden yeryüzüne inmesini mi? Benim de yanıtım olsun; kalplerimiz ebedi özgürlüğe akmasından başka bir şey değil beklediğimiz. Ben hep kendi çağımda özledim yine de seni.

GUFRAN

Ey fani ve fena olanlar,

Demirler ve betonlar çöreklendi

Gönlün arzına.

Çoğuldu ölümler

Her yerde ölüm var

Bir günde binlerce

Yaşamla aramızda

Cam duvarlar gibi

Savaşı olan bir dünyaya gufran olduk,

Hasret içinde bırakmıştır

Savaş bizleri

Tek bir savaş ve iki tarafı yok.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mersinblokhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.