toroslar tek vatan
Eğitim Haber Girişi: 31.05.2019 - 13:59, Güncelleme: 09.11.2020 - 17:33

YAKUP BONCUK HERGÜN 10 BİN KİŞİYE TARSUS MEKTUBU YAZIYOR

 

YAKUP BONCUK HERGÜN 10 BİN KİŞİYE TARSUS MEKTUBU YAZIYOR

Tarsus’lu Gazeteci-Yazar Yakup Boncuk internetin yangınlaşmasından sonra her gün 10 bin kişiye “Tarsus mektubu” yazarak yolluyor. 1977 yılında gazeteciliğe mürettip ve müvezzi olarak başlayan ve meslekte 42. Yılına giren Yakup Boncuk, özellikle teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek Tarsus hakkında her gün mektup yazmaya başladı.Elektronik ortamda yazarak gönderdiği 10 bine yakın kişi ve adrese düzenli olarak her gün mektup gönderiyor. Yakup Boncuk Mektubuna başlarken “Selam Dostlar. Tarsus Grup üyesi olarak sizleri zaman zaman bilgilendirmek için tarihe not düşüyorum.Tarsus’tan en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.” ibaresini yazıp birde günün tarihini atarak Tarsus’ta bir gün öncesi ve sonrasında yaşanan gelişmeleri, proğramları ve davetleri, haberleri mektubuna ekleyerek gönderiyor. MESLEĞE KAÇ YILINDA BAŞLADINIZ? -1977 yılının sonlarıydı. O yıllar Tarsus Cengiz Topel lisesinin Ortaokul bölümünde okuyordum. Babam vefaat ettiği için hem çalışıp hem okumak zorundaydım. Çünkü ailemin beni okula gönderecek durumu yoktu. Babamın vefat ettiği 1973 yılından itibaren terzi çırağı olarak çalışmaya başlamıştım. Ancak 1977 yılının Kasım veya Aralık ayında terzi çıraklığından sürekli dayak yediğim için kaçmak zorunda kaldım. Bir hafta çalışmadan sadece okula gidip geliyordum. Dayım Hayrettin Enücür ise o yıllarda Yenises gazetesinin muhasebe işlerine bakıyordu. O sıralar gazete dağıtımı yapacak müvezzii lazım olunca beni çağırdılar. Gazete sahibi Gündoğdu Homurlu ile tanıştım. Dayımda bana kefil oldu ve işe başladım. Bu arada Cengiz Topel Lisesinin Ortaokuluna da gidip geliyordum. Okul ve gazete dağıtıcılığını bir arada yürüttüm. Aynı okulun lisesine de gittim, o zamanda mesleğimi sürdürdüm. Liseye giderken lise takımının ve okul takımı ile amatör spor kulüplerinin spor etkinliklerini izleyerek gazeteye spor haberleri yazmaya başladım. Çünkü gazeteciliği çok sevmiştim ve iyi bir gazeteci olabilmek için çekirdekten yetişme işe sarılmıştım.” ASKERLİK VE SONRASINDA NE YAPTINIZ? -1985 yılının Mart ayında askere gittim. Askerde iken de özellikle Tarsus idmanyurdu ve amatör takımlarla ilgili görüşlerimi yazıp gönderiyordum. O yazılarımda Tarsus ve mersin’de bazı yerel gazetelerde yayınlandı. yani askerlik dahil, bugüne kadar mesleğimden hiç kopmadım. Hala da çalışıyorum. -YAZMAYI NEDEN ÇOK SEVİYORSUNUZ? Ben askerdeyken de her gün elle en az 2-3 kişiye mektup yazıyordum. Birine yazdığım mektuba cevap bile gelmeden ikinci mektubu yazardım. Aileme ise haftada 2-3 mektup yazardım. cevap gelmese de yazardım. Çünkü içimi mektuplara, kağıtlara döküyordum ve rahatlıyordum. Askere giderken bir mektup arkadaşım olmuştu. Çorlu’dan Osman Ayaz adında. O cezaevindeydi, ben ise askerde. mektup yarışına girerdik. Osman’a yazdığım en uzun mektup 3 metre uzunluğundaydı. Yazı yazmak beni rahatlattığı için hala yazıyorum. Mektup olmasa bile notlar tutuyorum, günlük tutuyorum. [caption id="attachment_2053" align="alignnone" width="540"] Mersin Blok Haber[/caption] -TARSUS MEKTUBUNU YAZMAK NEREDEN AKLINIZA GELDİ? Zaten hayatın içindeyim. 1977 yılından beni de basının içindeyim ve her gün bir şeyler yazıyorum. Bu bende alışkanlık haline geldi. yazmadan duramıyorum. Bir gün düşündüm. Biz her gün bir şeyler yazıyoruz da bunlar karanlıkta kalmasın. Benim dışımdaki insanlarda yararlansın istedim. Ancak bunu her gün kağıda döküp birine mektup olarak göndermek hem zor hem maliyetli idi. İnternetin gelişmesi ile aklıma elektronik ortamda mektup yazıp bunları paylaşmak geldi. Böylece her gün TARSUS MEKTUBU başlığı altında Tarsus’taki olayları, gelişmeleri, bir iki gün sonraki proğramları not alarak yazdım. Bazen 2 adet A 4 boyunda, bazen 3 hatta 4 A -4 boyunda tutan mektuplar yazıyorum. Bunları elimdeki Tarsus gruptaki yüzlerce e posta adresine gönderiyorum. Ayrıca sosyal medyada paylaşıyorum. Benim elimde bir sosyal medyada 5 bin diğerinde 3500 adres var. Bazen de web sitelerindeki arkadaşlar mektubunu adımla paylaşıyor. Böylece günde 10 bin adrese ulaştığım oluyor, hatta geçiyor bile. Ancak bunların hepsinin yazılarımı, mektubumu okuduklarından emin değilim.   -BU MEKTUP NE İŞE YARIYOR? -Yazdığım yazılar ve TARSUS MEKTUBU başlığı altında Tarsus’taki olayları not aldığım konular aslında arşiv oluşturuyor. bunlar kendi işeme de yarıyor. Çünkü bir nevi tarihe not düşmüş oluyorum, yada Tarsus Tarihini yazmış oluyorum. İçinde günlük olaylar, spor konuları, sanat ve kültür etkinlikleri, esnaf tanıtımları var. Zaman zaman geçmiş bir günde yaşanan bir olayın detayı lazım oluyor, bende notlarımı karıştırıp yeniden o bilgilerden yararlanabiliyorum. -BİR KAZANCINIZ OLUYOR MU? Ben bu mektup olayını bir maddi menfaat için değil sadece günlük tutmak, tarihe ve tarihsel olaylara bakmak için devam ettiriyorum. bunları hem elektronik ortamda arşivliyorum, hem de flaş bellekte saklıyorum. Bazı haber ve konuları fotoğraf ekleyerek yolluyorum. Böylece gazeteci arkadaşlarında haberlerini yaparken desteğim oluyor. bu da beni mutlu ediyor. bunları yaparken bir maddi kazancım yok. Ama aylık 74 TL. internet ve 27 TL. telefon giderim oluyor. Yani aylık olarak cebimden 101 TL gidiyor, ama iyi bir tarih arşivi oluşturmuş oluyorum. Birde bu notlarımdan haberleri kendime ait www.gazetetarsus.com web adresinde kullanıyorum, oradan da paylaşıyorum. -ŞİKAYET GELİYOR MU? -Tarsus Mektubu yazılarımı istemeyen çıkmadı bugüne kadar. Hatta tam tersine e mail adresini verenler oluyor, “Bana da Tarsus Mektubunu gönder” diyenler var. Onlardan da hiçbir beklenti olmadan Tarsus Mektubunu gönderiyorum. Bu mektubun içine bazen kendi köşe yazılarımı da ekliyorum. Şu ana kadar tam 10 yıl oldu. Her yıl yazılarımı bir kitap olarak yayınlasam, 10 cilt kitap olurdu. Keşke imkanım olsa da bunları her gün çıkıt olarak alabilsem ve yıl sonunda TARSUS YILLIĞI olarak kitaplaştırabilsem. Yani bir nevi günlük gazetenin Günlük Mektup hali olarak düşünebilirsiniz benim yazılarımı. -SON MESAJINIZ NEDİR?   Benim yaptığım bir nevi terapi. Ben yazarak rahatlıyorum. Başkalarına sözle anlatamayacağım konuları bile yazarak iletebiliyorum. Yazmak benim hayat tarzım. Ellerim tuttuğu, gözüm gördüğü, aklım başımda olduğu sürece Tarsus Mektubunu yazmaya devam edeceğim.Sıkıntısı olan herkes rahatlamak istiyorsa mektup yazsın. İsterse yazdığı mektubu kimselere göndermesin. Saklasın, dosyalara koysun. Canı sıkıldığında açıp okusun. Tarihte neler olmuş bunları hatırlasın. Yazmaktan okumaktan kimseye zarar gelmez.Türkiye Gazeteciler Federasyonu Tarsus Delegesi olan Yakup Boncuk kısa anekdotlarla hazırladığı mektubunun uzun bölümünü de yine elektronik ortamda gönderiyor. “Gündemin uzun hali doc. dosyasında var. Dileyen uzun okuyabilir” diye not düşüyor.
Tarsus’lu Gazeteci-Yazar Yakup Boncuk internetin yangınlaşmasından sonra her gün 10 bin kişiye “Tarsus mektubu” yazarak yolluyor. 1977 yılında gazeteciliğe mürettip ve müvezzi olarak başlayan ve meslekte 42. Yılına giren Yakup Boncuk, özellikle teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek Tarsus hakkında her gün mektup yazmaya başladı.Elektronik ortamda yazarak gönderdiği 10 bine yakın kişi ve adrese düzenli olarak her gün mektup gönderiyor. Yakup Boncuk Mektubuna başlarken “Selam Dostlar. Tarsus Grup üyesi olarak sizleri zaman zaman bilgilendirmek için tarihe not düşüyorum.Tarsus’tan en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.” ibaresini yazıp birde günün tarihini atarak Tarsus’ta bir gün öncesi ve sonrasında yaşanan gelişmeleri, proğramları ve davetleri, haberleri mektubuna ekleyerek gönderiyor.
MESLEĞE KAÇ YILINDA BAŞLADINIZ? -1977 yılının sonlarıydı. O yıllar Tarsus Cengiz Topel lisesinin Ortaokul bölümünde okuyordum. Babam vefaat ettiği için hem çalışıp hem okumak zorundaydım. Çünkü ailemin beni okula gönderecek durumu yoktu. Babamın vefat ettiği 1973 yılından itibaren terzi çırağı olarak çalışmaya başlamıştım. Ancak 1977 yılının Kasım veya Aralık ayında terzi çıraklığından sürekli dayak yediğim için kaçmak zorunda kaldım. Bir hafta çalışmadan sadece okula gidip geliyordum. Dayım Hayrettin Enücür ise o yıllarda Yenises gazetesinin muhasebe işlerine bakıyordu. O sıralar gazete dağıtımı yapacak müvezzii lazım olunca beni çağırdılar. Gazete sahibi Gündoğdu Homurlu ile tanıştım. Dayımda bana kefil oldu ve işe başladım. Bu arada Cengiz Topel Lisesinin Ortaokuluna da gidip geliyordum. Okul ve gazete dağıtıcılığını bir arada yürüttüm. Aynı okulun lisesine de gittim, o zamanda mesleğimi sürdürdüm. Liseye giderken lise takımının ve okul takımı ile amatör spor kulüplerinin spor etkinliklerini izleyerek gazeteye spor haberleri yazmaya başladım. Çünkü gazeteciliği çok sevmiştim ve iyi bir gazeteci olabilmek için çekirdekten yetişme işe sarılmıştım.” ASKERLİK VE SONRASINDA NE YAPTINIZ?
-1985 yılının Mart ayında askere gittim. Askerde iken de özellikle Tarsus idmanyurdu ve amatör takımlarla ilgili görüşlerimi yazıp gönderiyordum. O yazılarımda Tarsus ve mersin’de bazı yerel gazetelerde yayınlandı. yani askerlik dahil, bugüne kadar mesleğimden hiç kopmadım. Hala da çalışıyorum.
-YAZMAYI NEDEN ÇOK SEVİYORSUNUZ? Ben askerdeyken de her gün elle en az 2-3 kişiye mektup yazıyordum. Birine yazdığım mektuba cevap bile gelmeden ikinci mektubu yazardım. Aileme ise haftada 2-3 mektup yazardım. cevap gelmese de yazardım. Çünkü içimi mektuplara, kağıtlara döküyordum ve rahatlıyordum. Askere giderken bir mektup arkadaşım olmuştu. Çorlu’dan Osman Ayaz adında. O cezaevindeydi, ben ise askerde. mektup yarışına girerdik. Osman’a yazdığım en uzun mektup 3 metre uzunluğundaydı. Yazı yazmak beni rahatlattığı için hala yazıyorum. Mektup olmasa bile notlar tutuyorum, günlük tutuyorum. [caption id="attachment_2053" align="alignnone" width="540"] Mersin Blok Haber[/caption] -TARSUS MEKTUBUNU YAZMAK NEREDEN AKLINIZA GELDİ?
Zaten hayatın içindeyim. 1977 yılından beni de basının içindeyim ve her gün bir şeyler yazıyorum. Bu bende alışkanlık haline geldi. yazmadan duramıyorum. Bir gün düşündüm. Biz her gün bir şeyler yazıyoruz da bunlar karanlıkta kalmasın. Benim dışımdaki insanlarda yararlansın istedim. Ancak bunu her gün kağıda döküp birine mektup olarak göndermek hem zor hem maliyetli idi. İnternetin gelişmesi ile aklıma elektronik ortamda mektup yazıp bunları paylaşmak geldi. Böylece her gün TARSUS MEKTUBU başlığı altında Tarsus’taki olayları, gelişmeleri, bir iki gün sonraki proğramları not alarak yazdım. Bazen 2 adet A 4 boyunda, bazen 3 hatta 4 A -4 boyunda tutan mektuplar yazıyorum. Bunları elimdeki Tarsus gruptaki yüzlerce e posta adresine gönderiyorum. Ayrıca sosyal medyada paylaşıyorum. Benim elimde bir sosyal medyada 5 bin diğerinde 3500 adres var. Bazen de web sitelerindeki arkadaşlar mektubunu adımla paylaşıyor. Böylece günde 10 bin adrese ulaştığım oluyor, hatta geçiyor bile. Ancak bunların hepsinin yazılarımı, mektubumu okuduklarından emin değilim.
  -BU MEKTUP NE İŞE YARIYOR? -Yazdığım yazılar ve TARSUS MEKTUBU başlığı altında Tarsus’taki olayları not aldığım konular aslında arşiv oluşturuyor. bunlar kendi işeme de yarıyor. Çünkü bir nevi tarihe not düşmüş oluyorum, yada Tarsus Tarihini yazmış oluyorum. İçinde günlük olaylar, spor konuları, sanat ve kültür etkinlikleri, esnaf tanıtımları var. Zaman zaman geçmiş bir günde yaşanan bir olayın detayı lazım oluyor, bende notlarımı karıştırıp yeniden o bilgilerden yararlanabiliyorum. -BİR KAZANCINIZ OLUYOR MU?
Ben bu mektup olayını bir maddi menfaat için değil sadece günlük tutmak, tarihe ve tarihsel olaylara bakmak için devam ettiriyorum. bunları hem elektronik ortamda arşivliyorum, hem de flaş bellekte saklıyorum. Bazı haber ve konuları fotoğraf ekleyerek yolluyorum. Böylece gazeteci arkadaşlarında haberlerini yaparken desteğim oluyor. bu da beni mutlu ediyor. bunları yaparken bir maddi kazancım yok. Ama aylık 74 TL. internet ve 27 TL. telefon giderim oluyor. Yani aylık olarak cebimden 101 TL gidiyor, ama iyi bir tarih arşivi oluşturmuş oluyorum. Birde bu notlarımdan haberleri kendime ait www.gazetetarsus.com web adresinde kullanıyorum, oradan da paylaşıyorum.
-ŞİKAYET GELİYOR MU? -Tarsus Mektubu yazılarımı istemeyen çıkmadı bugüne kadar. Hatta tam tersine e mail adresini verenler oluyor, “Bana da Tarsus Mektubunu gönder” diyenler var. Onlardan da hiçbir beklenti olmadan Tarsus Mektubunu gönderiyorum. Bu mektubun içine bazen kendi köşe yazılarımı da ekliyorum. Şu ana kadar tam 10 yıl oldu. Her yıl yazılarımı bir kitap olarak yayınlasam, 10 cilt kitap olurdu. Keşke imkanım olsa da bunları her gün çıkıt olarak alabilsem ve yıl sonunda TARSUS YILLIĞI olarak kitaplaştırabilsem. Yani bir nevi günlük gazetenin Günlük Mektup hali olarak düşünebilirsiniz benim yazılarımı. -SON MESAJINIZ NEDİR?  
Benim yaptığım bir nevi terapi. Ben yazarak rahatlıyorum. Başkalarına sözle anlatamayacağım konuları bile yazarak iletebiliyorum. Yazmak benim hayat tarzım. Ellerim tuttuğu, gözüm gördüğü, aklım başımda olduğu sürece Tarsus Mektubunu yazmaya devam edeceğim.Sıkıntısı olan herkes rahatlamak istiyorsa mektup yazsın. İsterse yazdığı mektubu kimselere göndermesin. Saklasın, dosyalara koysun. Canı sıkıldığında açıp okusun. Tarihte neler olmuş bunları hatırlasın. Yazmaktan okumaktan kimseye zarar gelmez.Türkiye Gazeteciler Federasyonu Tarsus Delegesi olan Yakup Boncuk kısa anekdotlarla hazırladığı mektubunun uzun bölümünü de yine elektronik ortamda gönderiyor. “Gündemin uzun hali doc. dosyasında var. Dileyen uzun okuyabilir” diye not düşüyor.
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mersinblokhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.