Yazın artan kene vakalarına karşı Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatih Yıldız’dan kritik uyarılar geldi. Yanlış müdahalelerin hayati risk taşıdığına dikkat çekilirken, riskli bölgeler ve korunma yolları açıklandı.
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene vakalarında artış yaşanıyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Yıldız, kırsal alanlarda bulunan vatandaşları kene ısırıklarının basit bir cilt problemi olarak görülmemesi konusunda uyardı. Yanlış müdahalelerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.
Kenelerin farklı mikroorganizmaları taşıyabildiğini söyleyen Uzm. Dr. Yıldız, bu canlıların insanlara bulaştırdığı hastalıkların ölümcül seyredebileceğine dikkat çekti. Keneler, kan emerek beslenen ve tuttukları mikropları insan ve hayvanlara bulaştırabilen canlılardır.
Uzm. Dr. Yıldız, kenelerin Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, Lyme hastalığı, tularemi, kene kaynaklı beyin iltihabı ve Q ateşi gibi birçok hastalığa neden olabildiğini açıkladı. Keneler doğada uygun sıcaklık ve nem koşullarında, özellikle Nisan ve Ekim ayları arasında çoğalıyor. Türkiye’de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi açısından risk taşıyan keneler daha çok Tokat, Sivas, Çorum, Amasya, Yozgat, Erzincan ve Erzurum çevrelerinde görülüyor. İklim değişikliği, kuş göçleri ve hayvan ticareti nedeniyle bu risk farklı bölgelere de yayılabilmektedir.
Keneler, insan vücudunda derinin daha ince ve nemli olduğu kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi, diz arkası, göbek çevresi ve saçlı deri gibi bölgelere yerleşmeyi tercih ediyor.
Kene tutunmasını takip eden 10-14 gün içinde yüksek ateş, titreme, şiddetli baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, vücutta döküntü veya morluklar ile burun ve diş eti kanamaları gibi belirtiler görülebilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında acilen sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.
Türkiye’de en çok endişe yaratan hastalıklardan biri olan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin yaygın olduğu bölgelerde yaşayan kenelerin virüsü taşıma ihtimali yüksek. Hastalık geliştiğinde ölüm riski bulunan ciddi bir enfeksiyon tablosu ortaya çıkabiliyor.
Kene çıkarılırken yapılan yanlış uygulamalar hastalık bulaşma riskini artırıyor. Kenenin üzerine kolonya, alkol, gaz yağı, aseton veya deterjan gibi maddeler dökülmemeli. Bu tür maddeler, kenenin taşıdığı mikropları insan vücuduna kusmasına neden olabilir. Kenenin üzerine sigara basılması, ateş tutulması, çıplak elle ezilmesi veya patlatılması da mikrobun bulaşma riskini yükseltiyor.
Kene fark edildiğinde mümkün olan en kısa sürede çıkarılmalı. Tercihen sağlık kuruluşlarında ince uçlu cımbız veya özel kene çıkarma aparatlarıyla alınmalı. Zorunlu durumlarda ise çıplak elle temas etmeden, kene ezilip parçalanmadan çıkarılmalı. Sonrasında bölge sabunlu suyla yıkanıp temizlenmelidir.
Kene tutunmasını önlemek için köy, bağ, bahçe, tarla ve ormanlık alanlara giderken açık renkli kıyafetler tercih edilmeli. Kolları ve bacakları kapatan giysiler giyilmeli, pantolon paçaları çorap içine sokulmalı ve uygun kene kovucu ürünler kullanılmalıdır.
Çocuklar ve evcil hayvanlar, doğayla daha fazla temas etmeleri ve keneleri fark etmenin zorluğu nedeniyle daha fazla risk altında bulunuyor. Evcil hayvanlar da kenelerin ev ortamına taşınmasında rol oynayabilir.
Kene çıkarıldıktan sonraki 14 gün boyunca ateş, baş ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, vücutta ağrı, cilt döküntüsü veya kanama gibi belirtiler açısından dikkatli olunmalı. Bu belirtilerden herhangi biri gelişirse mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Yorum Yap